2027 Planlama Dönemi: Proje Portföyünü Önceliklendirmenin 5 Adımı
Ekim ve kasım, gelecek yılın bütçesinin ve proje listesinin şekillendiği aylar. Her şeyin "acil ve önemli" göründüğü bu dönemde portföyü şeffaf bir yöntemle sıralamanın beş adımı.
Ekim geldiğinde çoğu şirkette aynı film başlar: Bütçe tabloları açılır, her birim kendi "olmazsa olmaz" projesini masaya koyar ve liste kapasitenin iki katına çıkar. Sonunda en yüksek sesle savunulan projeler kazanır, en çok değer üretecek olanlar değil.
Bunun önüne geçmenin yolu karmaşık bir portföy yazılımı değil, herkesin aynı kurallarla oynadığı basit bir önceliklendirme düzeni. 2027 planlamasına girerken uygulayabileceğin beş adım şöyle:
1. Önce stratejiyi üç cümleye indir
Projeleri puanlamadan önce neye göre puanlayacağını netleştir. Şirketin 2027 hedeflerini en fazla üç cümleyle yaz:
- Gelirde neyi büyütmek istiyoruz?
- Maliyette veya verimlilikte neyi düzeltmek zorundayız?
- Hangi risk ya da zorunluluk (mevzuat, güvenlik, altyapı) ertelenemez?
Bu cümleler yazılamıyorsa sorun proje listesinde değil, stratejidedir. O zaman önce yönetimle bu konuşmayı yapmak gerekir.
2. Her proje için tek sayfalık özet iste
Karşılaştırma yapabilmek için tüm projelerin aynı formatta gelmesi şart. Her teklif sahibinden şu bilgileri içeren tek bir sayfa iste:
- Çözülen sorun ve etkilenen müşteri ya da birim
- Beklenen fayda (mümkünse rakamla: gelir, tasarruf, süre)
- Kabaca büyüklük: kaç kişi, kaç ay, ne kadar bütçe
- Bağımlılıklar ve ön koşullar
- Yapılmazsa ne olur?
Son soru çok şey anlatır. "Yapılmazsa hiçbir şey olmaz" cevabı veren projeler genellikle listenin altına iner.
3. Ağırlıklı puanlama yap
Stratejik hedeflerden türeyen 4–5 kriter belirle ve her birine ağırlık ver. Örnek bir tablo:
| Kriter | Ağırlık | Puan (1–5) |
|---|---|---|
| Stratejik hedefe katkı | %30 | |
| Finansal fayda | %25 | |
| Risk veya zorunluluk | %20 | |
| Uygulanabilirlik (ekip, teknoloji) | %15 | |
| Zaman hassasiyeti | %10 |
Puanlamayı tek kişi değil, farklı birimlerden 4–5 kişilik bir grup yapsın. Puanlar arasında büyük fark varsa bu bir tartışma işaretidir; ortalamayı almadan önce farkın sebebini konuşun.
Çevik ekiplerde aynı mantığın bir versiyonu WSJF (Weighted Shortest Job First) olarak bilinir: Gecikmenin maliyeti (iş değeri + zaman hassasiyeti + risk azaltma) işin büyüklüğüne bölünür. Küçük ama değerli işler öne çıkar.
4. Kapasiteyle yüzleş
Puan sıralaması hazır olunca en kritik adım gelir: Listeyi yukarıdan aşağı inip kapasite bitene kadar projeleri "evet" sütununa almak. Kapasiteyi hesaplarken üç şeyi unutma:
- Rutin işler: Ekiplerin zamanının önemli bir kısmı bakım, destek ve operasyona gider. Bunu yüzde olarak ayır.
- Tatiller ve izinler: Yıllık izinler, resmî tatiller ve bayram arifeleri takvimden düşer. İş Günü aracı bu hesabı kolaylaştırır.
- Beklenmeyen işler için tampon: Kapasitenin %10–20'sini plansız işlere ayırmak gerçekçi bir başlangıçtır.
Kapasite çizgisinin altında kalan projeler "hayır" değil, "şimdilik değil" listesidir. Bunu açıkça söylemek, ekiplerin aynı anda on işe bölünmesinden çok daha az acı verir.
5. Kararı görünür kıl ve çeyrek bazında gözden geçir
Sıralamanın sonucunu ve gerekçesini herkesin görebileceği bir yerde paylaş. İnsanlar projelerinin neden geride kaldığını anladığında kararı kabul etmeleri kolaylaşır.
Yıllık plan bir başlangıç noktasıdır, sözleşme değil. Her çeyrek başında aynı tabloyu güncelle: Değişen öncelikleri, tamamlanan projeleri ve yeni fırsatları ekle, sıralamayı yeniden yap.
Sık yapılan üç hata
- Her şeyi başlatmak: On projeyi aynı anda %50 ilerletmek, beş projeyi bitirmekten her zaman daha kötüdür.
- Büyüklüğü hiç sormamak: Faydası yüksek ama iki yıl sürecek bir proje, altı ayda bitecek orta faydalı bir projeden daha az cazip olabilir.
- Bağımlılıkları görmemek: Altyapı projeleri tek başına düşük puan alır ama arkalarında beş proje bekliyorsa önceliklendirilmesi gerekir.
Son söz
İyi bir portföy kararı, herkesin her istediğini aldığı karar değildir. Herkesin neyin neden yapıldığını bildiği karardır. Ekim ayında bu düzeni kurmak, 2027 boyunca "bu proje nereden çıktı?" tartışmalarını büyük ölçüde azaltır.